Şu anda piyasa verileri güncelleniyor. Lütfen kısa bir süre sonra tekrar deneyiniz.

Reklam

Güney Kıbrıs göç baskısı altındaymış

Reklam
j5VKs-B-_UaeSNzw5ky5bg_result
Reklam

Avrupa Komisyonu, Güney Kıbrıs'ı Yunanistan, İspanya ve İtalya ile birlikte göç baskısı altında olan dört Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkelerden biri olarak kabul ediyor.

Bu görüş, Göç Komiseri Magnus Brunner tarafından salı günü öğleden sonra Brüksel'de sunulan 2025 yılı ilk Yıllık İltica ve Göç Raporu'nda yer aldı.

Raporda, Temmuz 2024 ile Haziran 2025 arasındaki dönemde göç akışlarını ve üye devletlerin karşılaştığı baskıları analiz edildi.

Güney Kıbrıs’ın, Doğu Akdeniz bölgesindeki düzensiz sınır geçişlerinde bir önceki döneme göre %10,6'lık bir düşüşe rağmen büyüklüğüne bakıldığında orantısız baskı altında kalmaya devam ettiği belirtildi.

Rapora göre yaklaşık 3.000 düzensiz sınır geçişi kaydedildi. Bu rakam Güney Kıbrıs'ı Gayrisafi Yurt İçi Hasıla (GSYH) ve nüfus başına düzensiz girişler açısından AB'nde üçüncü sıraya yerleştirdi.

Ana giriş rotaları Türkiye ve Libya olmaya devam ederken Girit ve Kıbrıs'ın doğu kıyılarında artan girişler olduğunun gözlemlendiği kaydedildi.

Raporda, Suriye ve Lübnan'dan çıkışlardaki azalmanın temel nedeninin, Esad rejiminin devrilmesi ve Lübnan makamlarıyla artan iş birliği olduğu ifade edildi.

Uluslararası koruma başvuruları açısından Güney Kıbrıs Rum Yönetimi , 5.000'den fazla sığınma başvurusu alarak GSYH ve nüfus başına başvuru sayısı bakımından AB'nde üst sıralarda yer aldı.

AB Komisyonu'na göre bu durum, özellikle Afrika ve Orta Doğu'dan gelen sığınmacı başvurularındaki artış ve özellikle Mısır, Suriye ve Afganistan'dan gelen refakatçisi olmayan çocukların yüksek oranıyla birlikte sığınma ve kabul sistemi üzerinde ek bir baskı oluşturduğuna işaret edildi.

AB yönetiminin son verileri, geçici koruma konusunda, Güney Kıbrıs'ın çoğunluğu Ukraynalı olmak üzere 3.500'den fazla geçici koruma yararlanıcısına ev sahipliği yaptığını ortaya koydu.

Bu sayı, ülkenin GSYH ve nüfusuyla karşılaştırıldığında yüksek oluyor. Bu durum, özellikle konut, eğitim ve iş gücü piyasasına erişim gibi alanlarda geçici koruma yararlanıcılarının entegrasyonu için ek zorluklar yaratıyor.

Raporda, Güney Kıbrıs'ın Çek Cumhuriyeti, Slovakya ve Estonya ile birlikte GSYH ve nüfus başına yüksek sayıda geçici koruma yararlanıcısına sahip olduğu kaydedildi ancak kişi başına bir sıralamaya açıkça değinilmedi.

Komisyona göre Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Yunanistan, İspanya ve İtalya ile birlikte Yeni Göç ve İltica Paktı'nın tam olarak yürürlüğe gireceği 2026 ortasından itibaren Dayanışma Havuzuna erişebilecek.

Dayanışma Havuzu, sığınmacıların diğer AB ülkelerine yerleştirilmesi yoluyla destek sağlayacak ve böylece ulusal sistem üzerindeki baskıyı azaltacak ayrıca Güney Kıbrıs, kabul altyapısı, yaşam koşullarının iyileştirilmesi ve iltica ve geri gönderme prosedürlerinin hızlandırılması için mali destek alabilecek.

Son olarak teknik yardım açısından Güney Kıbrıs’a, sınırlarını güçlendirebilecek ve göçmen kaçakçılığı ağlarıyla mücadele etmek için maddi destek verilebilecek.

Bu arada Komiser Brunner, yasadışı göç faaliyetleri de dâhil olmak üzere hibrit tehditleri ele almayı amaçlayan drone ve anti-drone sistemleri satın alımı için 250 milyon avroluk bir kamu ihalesi açıldığını duyurdu. Fonun, özellikle göçmen kaçakçılığı faaliyetlerinin arttığı bölgelerde sınır gözetimini artırması bekleniyor.

Rapor, Güney Kıbrıs için kapsamlı ülke özelinde öneriler sunarken referanslar göç baskısı altındaki tüm üye devletler için daha geniş bir analizi kapsıyor. Bu bağlamda rapor, yeterli kabul kapasitesi ve koşullarının sağlanmasının iltica ve göç sisteminin etkili bir şekilde işlemesi için hayati önem taşıdığını vurguluyor.

Aynı çerçevede rapor, kabul altyapısının iyileştirilmesi ve aşırı kalabalığı önlemek için kapasitenin artırılması, gecikmeleri azaltmak için iltica ve geri gönderme prosedürlerinin hızlandırılması, başvuruların daha etkili bir şekilde yönetilmesi ihtiyacını ortaya koyuyor; üye devletler için bu genel çerçeve kapsamında, kaçakçılık ağlarıyla mücadele etmek ve yasal göç yollarını teşvik etmek için Türkiye ve Lübnan gibi üçüncü ülkelerle iş birliğinin güçlendirilmesi; özellikle kadın ve çocuklar için eğitim ve iş gücü piyasasına erişim odaklı entegrasyon programlarının iyileştirilmesi ihtiyacından da söz ediyor.

Kaynak (Cna Haber Ajansı)

Reklam

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?